Çocuklar

Orada uzakta, bana bakan bir ‘günlük’ var o odada…!

2 yıl önceydi, Ege benden güzel bir defter istedi günlük tutmak için. İçimden hem “Yaşasın, ne güzel, günlük tutacak galiba…” ile “Eyvah ben yandım!!!” aynı anda geçmişti, çok iyi hatırlıyorum.

Bu arada ben ise; ortaokuldan beri günlük tuttum. Günlüklerimi bir dönem evin çatısına bile saklamayı düşündüğümü hatırlıyorum. O nedenle bu konuda biraz daha olgun olup, bu konuyu yazmayı düşünmeyecek kadar normal bir insan olmayı dilerdim. Ama ne yazık ki değilim 🙂

Ege’nin günlüğünün yerinin krokisini bile çizebilirim. Nerede olduğunu TAM OLARAK biliyorum. Her sabah aynı yere koymuş mu diye bakıyorum. Ama henüz elimi bile sürmedim. Gerçekten.

Nedeni ise; içimde yaşadığım prensipler savaşının kazananı henüz yok. Bir yanım, “Çocuğun psikolojisini anlamak, çözüm bulabileceğim bir sorun yaşıyorsa çözmek, yardımcı olabileceğim, kafasını karıştıran bir konu varsa halletmek için okumalıyım.” diyor. Diğer yanım ise; “Yok artık !! Sana yapılsa hoşlanır mıydın? Biraz saygılı ol ve geri bas….” diyor.  Kötü olan, iki tarafta terazide dengede. Yani galip henüz yok. Bugüne kadar yapmamamın nedeni ise; bunu yaparsam geri dönüşü olmadığını bilmem, ve pişman olmaktan korkmam.

Kiiiiii; bunlar daha iyi günlerim. 3-4 sene sonra ne yapacağım bilmiyorum. Çıtalar yükselince…durumlar karışınca…Ege daha da büyüyünce…Offf, düşüncesi bile sıcak bastırdı. “Kendini anlamadığı tehlikeli bir duruma sokuyor mu acaba?” sorusuna karşı ben o günlüğün yanından sadece toz alıp geçebilir miyim, emin değilim.

Bir de işin şurası var: Tut ki okudum…Tut ki aksiyon almam gereken bir durum var. Bana “Nereden biliyorsun?” diye sorsa, denecek ne var ki, “Günlüğünde okudum…” demekten başka? Sonra o çocuk ne hisseder, bana karşı bakışı nasıl olur, nasıl güvenir? Tehlikeden korumakla çocuğun güvenini ilelebet kaybetmek arasında bir seçim yapmak bir ebeveyn için ne kadar zor bir durum !

Dolayısıyla…bilmiyorum. “Okurum.” ya da “Okumam” diye ant içemiyorum. Ama biliyorum ki; bu seçim her geçen yıl daha da zorlaşacak ve benim kafamda daha da çok gündeme oturacak.

Doğru ve yanlış nedir bu annelik-babalık konusunda; – bazen ortalık gıpgri olduğunda “Keşke…” diyorum. “Keşke bir el kitabı olsa…”

Mesela içinde, “Çocuğunun günlüğünü gaaayet güzel okuyabilirsin…” yazsa… 😀