Author Archives

Işıl Konakcı

Okul açıldı, falan filan…

Okul açıldı… Felaket bir sabaha uyandık. Ege ortaokullu oldu. Kaç şehit var, belli değil… Ege sabah heyacanlıydı… 400 vekil çıkmamış, ondan bunlar olmuş… Duman şunu yaptı, bunu dedi… Şehit çocuğu maçta kukla gibi oynandı, yüzünden düşen 1000 parça… Ne yemek yapacaktım bugün…? Aylan hala gözümün önünde… Polis, cebinde […]

Öyle yatma, ne olursun…

Doğdu, ‘hastane çıkış’ kıyafetlerini giydi. Sıcak evinde, annesinin yanında uyudu. Bazen uyumadı. Hastalandı, herkes seferber oldu, ilaçları alındı, iyileşti. Sulu gıda, katı gıda…Kardeş kıskançlığı. Küçülmüş kıyafetler. Yürüdü, yürümedi, konuştu, konuşmadı. Bebeklerin, çocukların, standart dertleri; hani o hiç aşılmayacak gibi, bir dağ misali görünen…Bizi ağlatan, güldüren, bazen delirten o […]

Büyük lokma yiyeceksin ama…

Ben, 7-8 yıl önceki ben…Ah ben. Sanırım Bağdat Caddesinde gözlerimi devirdiğim için oldu bunlar. ‘Asla yapmam…’ dediğim için. ‘O ne öyle…!’ diye burun kıvırdığım için. ‘Aksesuar’ değil, gereklilik olabileceğini hayal edemediğim için. Nitekim, başka bir şey almak için gittiğim bir bebek mağazasında, kasanın yanında görünce otomatik bir hareketle […]

Anaokuluna başlamanın Küçük Sırları

Mevsim, o mevsim 🙂 Daha dün emzirdiğiniz ufaklığın artık anaokuluna başlama zamanı geldi. İçiniz, bir yandan size kalacak ve yıllardır hasret olduğunuz ‘Boş Zaman’ kavramının heyecanıyla dolup taşarken, bir yandan da buruksunuz. Endişeleniyorsunuz. Çocuğunuzun nasıl alışacağından emin değilsiniz. O zaman okumaya devam edin. Size bir sır vereyim mi? […]

Amansız sorunlara garip çözümler: Bebeği 10 dakikada uyutan kitap !

İster şüpheci deyin, ister ön yargılı. Bir yazı, bir blog, bir kitap, içinde ‘Mucize’,’Uyku’, ‘Çözüm’ ve ‘Bir gecede’ kelimelerini aynı cümle içinde kullanırsa ben huylanırım. Belki kuyruk acım olduğundan… Belki fazla okuduğumdan veya fazla denediğimden. Bilmiyorum. Amazon’da rekor kıran, ve bebeği / çocuğu dakikalar içinde uykuya dalmasını sağlayan […]

Bunları yapın, ömrünüzü uzatın ! (Başkalarınınkini kısaltırken… :) )

Sadece işi düştüğünde sizi hatırlayan arkadaşınız aradığında, telefonu “Nasıl yardımcı olabilirim?” diye açın. İş yapmadan bütün günü geçirmeye çalışan yardımcınız otururken arkasına yastık koyun ve, “Çay ya da kahve ikram edebilir miyim?” diye sorun. Size sürekli Candy Crush teklifi gönderen yakınlarınızı teker teker arayarak “Oynamayacağım işte !” diye bağırın. […]

Bebeklerle ilgili hangi klişeler doğru, hangileri değil?

Hamileliğinizi etrafa duyurduğunuz andan itibaren bunları duymaya başlarsınız. Bebek büyüdükçe azalacaklarına artarlar – çünkü konular da genişlemiştir. Genellikle tavsiyelerden ve klişelerden uzak durmaya çalışan bir insan olarak, 2 çocuktan sonra bazılarının gerçekten doğru olduklarını; bazılarının da aslı astarı olmadığını keşfetmiş durumdayım 🙂 İşte bunlardan bazıları: “Uyku Rutini gereklidir.” […]

Bir eş / babadan mektup var…

Sevgili Işıl Hanım, Aslında blogunuzu ben değil, eşim takip ediyor. Geçen gece uyku tutmayınca bilgisayarda açık olan yazınızı okudum, sonra bir tane daha, bir daha derken sonunda size yazmaya karar verdim. Konuların bütün yönlerini değerlendirmeye çalışan biri gibi canlandınız kafamda…Bakalım bunu nasıl değerlendireceksiniz? Eşimle 6 yıldır birlikteyiz, çevremizin […]

Ömür Gedik’e mektup

06.08.2015 tarihinde Hürriyet Gazetesinde çıkan, ‘Kadınlar parkta emzirsin mi?’ adlı köşe yazısına cevabımdır. Sevgili Ömür, Bazı erkeklerin, karşıt görüşlü kesimlerin, bağnazların ‘meme’ ve ’emzirme’ görüşlerini değiştireceğiz diye uğraşalım derken, bir kadının yazdığı bu yazı olmadı…Olamadı. Biz, ‘Kadın cinsel obje değildir!!!’ diye bas bas bağrınalım, sen bir kadın olarak […]