Bebekler

Büyük lokma yiyeceksin ama…

Ben, 7-8 yıl önceki ben…Ah ben. Sanırım Bağdat Caddesinde gözlerimi devirdiğim için oldu bunlar.

‘Asla yapmam…’ dediğim için.

‘O ne öyle…!’ diye burun kıvırdığım için.

‘Aksesuar’ değil, gereklilik olabileceğini hayal edemediğim için.

Nitekim, başka bir şey almak için gittiğim bir bebek mağazasında, kasanın yanında görünce otomatik bir hareketle sepete atmaktan kendimi alamadım onu.

Çünkü imanım gevredi, çünkü gerçekten Duman’ın kendisine çok büyük zarar vereceğinden eminim.

Çünkü bu çocuk el tutmuyor. As-la.

Çünkü, arabadan indirdiğimiz andan itibaren kontrolsüz bir şekilde koşmaya başlıyor. Ayakları poposuna vuruyor adeta.

Böylece dün, aldığımız ‘nesne’yi denedik. ‘Tasma’ demeye dilim varmıyor. ‘Güvenlik uçkuru’ diyesim var :p

Maalesef, işleri psikolojikman zorlaştırmak için, Kutay Madiba’yi çıkarırken, ben de şu olayı Duman’da bir deneyeyim dedim. Bahçeye indiğimizde Kutay’dan ışık hızıyla ayrıldık, çünkü görüntü hafızama kazınsın istemedim. İkimizin elinde birer…Tövbe tövbe…

Neyse. İşe yarıyormuş, o kadarını söyleyeyim.

Bir kere psikolojik bariyeri aştınız mı…ve insanlarla gözgöze gelmemeyi başardığınızda, olayın işlevselliği sizi azıcıkta olsa rahatlatıyor.

İki kez dizlerin parçalanmasını durdurabildim. Ha, başım döndü orası ayrı…Duman’la aynı rotayı birebir izleyince bir yerden sonra Vertigo semptomları oluşuyor.

Ama…Duman, şimdiye kadar en özgür park yürüyüşünü yaptı. Bir yerden sonra, ‘Ha t-shirt’ünün arkasından asılmışım, ha bunu kullanmışım…’ diye kendime telkin yapmam da bende işe yaramış olabilir.

Velhasıl, ara ara kullanacağız herhalde…

Hani diyorum…Kullanmayı aklınızdan geçiriyorsanız…

İşe yarıyor :/