Genel

Yeni Sezona merhaba…

Okullar açılınca, hele bir de gri bir havaya uyanınca sanırım resmi olarak kış gelmiş oluyor.

Hepimiz bu upuzun duran yeni sezona hazır mıyız, peki?

Ödevler, formalar, uzun kış günleri, özlenen park sefaları derken yeni bir rutin başlıyor. Bana sorarsanız hava sıcak olmasın da, ne olursa olsun.

Son büyük tatil de geride kaldığına göre, hem kendimizi hem de çocukları bir düzene sokmak için neler yapabiliriz?

Öncelikle giysilerden başlamak lazım galiba. Yakında yazlık-kışlık yapma zamanı geliyor. Çocukların küçülmüş giysi ve ayakkabılarını ayırmak, belki de en fazla zaman alan işlerden bir tanesi. Ben bu yıl, kendi dolabıma biraz acımasız davrandım sanırım…3 koca torbayı Çağdaş Yaşamı Koruma Derneğine götürdüm. Bıktığım, artık giymeyeceğimi bildiğim herşey dolabımdan temizlendi. Oluşan psikolojik boşluğu ise, ‘Yenilerine yer açıldı…’ diyerek kolayca atlatabiliyorsunuz – benden söylemesi 🙂

Biraz düşünerek planlayabileceğiniz diğer bir durum ise; çocuklar ve hobileri / bebekler ve uzun kış günleri. Okulun yanında çocuğunuzun bir aktivite veya spora dahil olmasının iyi bir fikir olabileceğini düşünüyorsanız, o zaman okulun veya evin yakınlarını bir araştırın derim. Biz bu yıl Ege ile basketbolu denemeye karar verdik. Duman ise, kendi yaş grubuyla birlikte katılacağı bir aktivite merkezine başladı. Anneli gruplar, evde sizin de bebeğinizle zaman geçirebileceğiniz aktivitelere fikir vermesi açısından oldukça faydalı. Ayrıca sosyalleşmek ve yuvaya hazırlık açısından da iyi bir temel oluşturuyor. Bu tür merkezlerin deneme derslerine katılarak, fikir sahibi olabilirsiniz. Üstelik, günü bölmek ve dışarı çıkmak için bir bahane olmuş oluyor ki; bir yerden sonra böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz.

Gelelim kendimize. Aslında bu paragrafı kendime yazıyorum diyebilirim. Haftada en azından bir yarım günü, kendiniz; bebeksiz ve çocuksuz geçirebilecek şekilde organize edin derim. Kuaföre gidebileceğiniz, alışveriş yapabileceğiniz, cilt bakımına, arkadaşlara kaçabileceğiniz bir yarım günün bile varlığı, klostrofobik ruh halini dağıtmak için birebir. Böylece haftanın geri kalanında daha pozitif, daha sakin ve daha mutlu olmanız mümkün. Bu kış bunu yapmaya kendime söz verdim ben de.

Daha geniş zamanı olanlar için, bu kış hem sizi, hem ev halkını neşelendirecek bir şeyler öğrenin. Bilmediğiniz bir dünya mutfağı; ya da pasta, kurabiye kurslarını araştırın. Yaptığınız muhteşem ve yeni yiyecekleri tattıktan sonra, emin olun evdekiler size o kursu bıraktırmayacak.

Canlı renkli olanlar yerine ‘kış’ renklerinden seçeceğiniz bir-iki yeni makyaj malzemesi, belki bir ton koyu yeni saç boyanız, çocuklara yeni mont, ufaklığa şirin bir şapka derken, bir bakacağız yine sümbüller açmış, nergisler balkondaki baş köşelerini kapmış olacak.

Nedense, ben bu kışı dört gözle bekliyorum. Duman’ın bu kış yeni ne numaraları olacak; Ege’ye yeni bir yaş neler getirmiş, dizilerimin yeni sezonları nasıl olacak, son 2 yıldır yiyemediğim kuru fasulye ve mercimekleri de sayarsak, hala mutlu olmak için bir sürü neden geliyor aklıma 🙂

Bütün miniklere başarılarla dolu bir ders yılı, ve bizlere de kolaylıklar diliyorum.