Çocuklar

Çocuklara, (çocuklarla) yemek hazırlamanın 15 aşaması

  1. Buzdolabını açıyorum ve bugün çok farklı bir şey yapmak aklımdan geçiyor. Hatta meşhur Annabel Karmel yemek kitabımı tam raftan almak üzere oluyorum ki; Duman emekleyerek mutfağa geliyor. Böylece A Planına hızlı bir dönüş yapıyoruz.
  2. O sırada Ege’de mutfağa geliyor. Tezgahın üzerindeki malzemelere bakarak, (Ispanak, kıyma, mantar ve diyelim ki pişmemiş makarna var), bugün  ‘Sac Tava’ istediğini anons ediyor. Ben de yemekten sonra sürpriz bir tatlının onu beklediğini söylüyorum. Sürprizin ne olduğunu bulmak için tatlıları sayarken allahtan Sac Tava unutuluyor.
  3. Duman emeklemekten sıkılıp bacaklarıma tutunarak ayağa kalkıyor. Tam bu anda mutfak perdelerini kontrol ediyorum. Neden mi? Çünkü beli bol eşofman altını çeke çeke ayak bileklerime indirdiği olmuştur.
  4. Bütün eğlencenin mutfakta başladığını anlayan Madiba, havayı ve tezgahların üzerini koklayarak aramıza katılıyor. Popo darbesiyle Duman’ı devirdiği için, Duman’ı mama sandalyesine koyuyorum.
  5. Tatlı saymaktan artık sıkılmış Ege, içeri gidiyor. Ben tam “Biri gitti, ikisi kaldı…” diye düşünürken futbol kartlarıyla geri geliyor. “Bir el kart atalım mı?” Bu soruyu her seferinde bu şekilde sorduğunda kendimi Çengelköy Kıraathanesinde hissediyorum. “Oğlum, yemek yapmaya çalıştığımı görmüyor musun?” Cevap: “Sen de hep yemek yapıyorsun.” EH !
  6. Ispanakları doğramayı bitirmemişken Duman çığlığı basıyor. Koşup dolaptan ona kemireceği bir şey veriyorum.
  7. Geri döndüğümde, artık tezgaha bir kol mesafesinde iş yapmak zorundayım. Çünkü tezgahtan düşecekler için Madiba yerde kamp kurmuş, bekliyor ve kıpırdatılması imkansız.
  8. Duman elindekini yere atıyor. Aynı anda Madiba ve ben kapmak için hamle yapıyoruz. O anda, sağ ayağımın hemen kenarında Ege’nin ‘Rüya Takımı’nın üzerine basıyorum. “Anne yaaaaaaa !!!! Biraz dikkatli olsanaaaaa!!! ” Bu aşamada, bağırabilirim de; duymamazlıktan da gelebilirim. Tamamen anlık bir karar.
  9. Bu arada sürpriz bir tatlı bulmak zorundayım…Aklıma en hızlı gelen şey meyveli jöle oluyor. Suyu kaynatmaya başlarken, Ege soruyor. “Ronaldo’ya kaç verirsin?” Eee…Jöle, ıspanak…Ronaldo…?
  10. Duman artık bir saniye daha o sandalyede oturmayacağını haykırarak ilan ediyor… Yemeğin en civcivli kısmındayım. Çaresiz yere bırakıyorum.
  11. Makarnaları karıştırıp, meyve dilimlerken yerde Dünya Savaşı 3 çıkıyor. “Anneeeeee !!!!! Duman Neymar’ı yiyoooorrrrrr!!!! Bırraakkkkkk!!!” Kenarları ıslanmış Neymar’ı Duman’dan kurtarıyorum ama Duman bu sefer Balotelli’ye hamle yapıyor. Jöle zamanında soğur mu acaba?
  12. Yemek hazır. Tek elle servis yapıyorum, çünkü Duman kucağımda elini makarnanın içine daldırmaya çalışırken tutması imkansız pozisyonlara giriyor. Eli yanmasın diye tabağı aşağıda, onu yukarda tutuyorum. Bu sefer de dökülüyor…”Madibaaaaa !!! “Madiba elektrik süpürgesinden çabuk, hızlı ve sessiz çalışıyor.
  13. “Anneeeee, bu Sac Tava değil….!!!” O an anlıyorum ki; Ege’nin zaten geçinmeye gönlü yok. Yine; ya bağırabilirim, ya da “İçine bir kaç tel saçımı atarım, saç tavayı görürsün…!!” diyebilirim…Bir Başak burcu olan Ege’nin, böyle esprilerden sonra gözleri doluyor 🙂
  14. Madiba artık Ege’nin ayağının dibinde bekleyişe devam ediyor. Duman onun kuyruğuyla oynamak için hemen arkasında. Jöleyi ikide bir dolaptan alıp tir tir titretiyorum, soğumuş mu diye.
  15. Ege yemeğini bitirince, jöle istemediğini, çikolata yiyeceğini ilan ediyor. Duman Ege’nin peşinde çikolataya uzanmak için Madiba’nın üzerine basıyor.

“Anneeeeee !!!! Bunlar bana bir rahat vermiyorlarrrrr amaaaaaaa…” 

 Aaahh ah… Sorma oğlum, sorma 😀 😀