Bebekler

Bebekten Ayrılma Kaygısı ve “Aman ayıp olmasın”… (Olsun !! )

Yeni doğum yapmak bana kalırsa bir tür sarhoşluk…Vücudunuzda o kadar fazla hormon değişimi oluyor ki; neyi niçin hissettiğinizi bilemiyorsunuz, düşünce diziminiz kayboluyor ve o güne dek hiç bilmediğiniz bir şekilde hareket ediyorsunuz: İÇGÜDÜ ile. Çoğu zaman o güne dek tanışmadığınız ‘Annelik İçgüdü’sü kontrolü devralıyor. Yüzü şiş, minicik ellerini sağa sola savurup, her fırsatta göğsünüze hamle yapan ufaklığa karşı açıklayamadığınız hisleriniz var değil mi…İşte o anda, bebeğinizi kucağınızdan alıyorlar…Biraz yakından bakmak için…Sevmek için, tutmak için…

O zaman neler hissediyorsunuz? Ya da hissettiniz?

Bazı anneler bu konuda bir sorun yaşamıyorlar…Bazıları için ise bu çok zor bir durum. Bu durumun ismi bile var: Seperation Anxiety‘Ayrılma Kaygısı’

Elbette bu bebeği bekleyenler sadece anne ve baba değil. Fakat özellikle lohusalık döneminde bebeği tutmak için sıraya dizilenler, yeni doğum yapmış anne için başlı başına bir stres kaynağı olabiliyor. Çoğu arkadaşımın ‘Ayıp olmasın’ diye sesini çıkarmayıp, banyoda ağladıklarını söylediklerini hatırlıyorum. Yeni bebek etrafına heyecan ve mutluluk bombası atmışken, genellikle yeni annelerin tepkileri arada biraz kaynıyor galiba. Annelerden bazıları,  bunun farkına varıp umursanmadıklarını (“Aman canım n’oolmuş, yiyecek değiliz ya !!!”) bazıları ise, tepki gösterdikleri için suçlandıklarını söylüyorlar. ( “Sen doğum sonrası depresyona girdin herhalde?!?! )

Ama bu annesinin karnından yeni çıkmış bir bebek…Şeker gibi ikram edilmemesi gerekiyor, öyle değil mi?

Hastane ve ev ziyaretine gelenlerin çoğunun içi rahat etmez o bebeği bir kere tutmayınca…Ya da tepesinde kıvranılır durulunur…Çoğunlukla anne, kendi hisleriyle savaşı bırakır, “Ayıp olmasın” diye, bebeği vermeyi teklif eder…Tabii bebek çoktan yerinden ya da kucağından alınmadıysa…

Yavrularıyla topak olmuş anne kedi-köpekler bile onlara yaklaşıldıklarında tıslayıp diş gösterirken, yeni annenin bu içgüdüsü neden görmezden gelinir, neden o haldeki kadından ‘anlayış’ beklenir? Hele ki, anne bebekten ayrıldığında; hastanede tahliller, sünnet, yıkama, vb nedenlerle bebek alındığında, anne neler hissediyor? Mantıken, bebeğinin güvende olduğunu biliyor- ama mantık işlemiyor o anda. Bebeğini gözünün önünde istiyor, değil mi?

Bir de şu yanı var. Hasta olmadıkça, elimizi yıkayınca kendimizi ‘temiz’ ve ‘sağlıklı’ olarak düşünüyoruz. Bağışıklık sistemi olmayan bir bebeğin elden ele dolaşması ne kadar sağlıklı acaba? O çok tutmak istediğimiz bebeğe, bilmediğimiz bir zarar vermeyeceğimizden ne kadar emin olabiliriz ki?

Ege doğduktan ve kendim bu duyguları tattıktan sonra, ziyarete gittiğim hiç bir yenidoğanı kucağıma almamışımdır. Nasıl olsa sonradan bebeği sevmeye bol bol zaman olacak. Önemli olan, uykusuz, göğüsleri hacamat olmuş, ve içinde fırtınalar kopan annenin huzurunu bozmamak. Çünkü bilirim; böyle hassas dönemlerde olanlar unutulmaz.

Eğer bebeğinizi yakınlarınızın kucağında görmekten mutlu oluyorsanız; ne mutlu size…Ama bundan rahatsız oluyorsanız, mutlaka söyleyin derim. Bırakın, ayıp olsun. Bırakın alınmak isteyenler alınsın. Şu anda hiçbir şey sizden önemli değil. Siz iyi olursanız, sütünüz iyi gelir. Sütünüz olursa, bebeğiniz de iyi olur…Bunu düşünün, yeter.