Hamilelik

Hamilelikte her kaşıntı normal değildir !

‘Kaşıntı’ çocukluğumdan beri peşimi bırakmadı zaten; bir de 2. hamilelikte buldu beni…’Kaşınıyorum işte…” deyip, doktoruma sormasaydım eğer, Duman’ın hayatını tehlikeye atabileceğimi de bilemeyecektim.

Genellikle hamileliğin 2. yarısında görülüyormuş, ‘Kolestaz’. Şanslıydık ki; bende 37. haftanın başında başladı. Gündüzleri kaşınmıyordum. Ama ne zaman akşam olup, uyuklamaya başlıyordum, o zaman o da başlıyordu, hart hart hart…Belli bir yerde de yoğunlaşmıyor bu kaşıntı, tatlı tatlı, önce parmak uçlarım, sonra kafam, sonra üst bacaklar derken, Kutay’ın karşısında maymun gibi, durmadan, söylene söylene kaşınıyordum işte.

2. günün akşamı, sadece akşamları kaşınmaya başladığımı farkedince birşeyler döndüğünden şüphelendim. 3. akşam ise, çoktan kaşımaktan her yerimi morartmıştım!! Doktoruma sorduğumda, ertesi gün tahlil yapmak için hastaneye aç gelmemi istedi. – Kolestaz’dan şüphelenmişti çünkü.

Gebelik Kolestazının tanısı, safra kesesi asitlerinin yüksekliğine ve karaciğer enzim yüksekliklerine bakılarak yapılıyor. 2 tahlilin sonucu da yüksek gelince, bu durumun bebek için risk taşıdığını öğrendik. Ödümüz patladı haliyle. Bebek, strese girerek kakasını yapabilir, ve bu da onu son derece tehlikeli bir pozisyona sokabilirmiş.

“37+4’te olduğun için şanslısın…” dedi doktorum. “Bebeği riske atmayalım, bugün alalım.” deyince tabii bütün resim bir anda değişiverdi bizim için.

Gebelik Kolestazının bulguları, bebek dışarı çıkar çıkmaz hızla kayboluyor.

En çok rastlanma olasılığı olan gebelikler ise;

  • İkiz gebelikler,
  • 35 yaş üstü gebelikler,
  • Hepatit C’nin varlığı,
  • Bir önceki gebelikte kolestaz tanısı
  • Alternatif üreme teknikleri ile kalınmış hamilelikler
  • Ailede safra kesesi hikayesi

Daha fazla bilgi almak isterseniz, doktorum Opr. Dr. Egemen Koyuncu’nun, http://egemenkoyuncu.com/gebelik-kolestazi

adlı yazısını okuyabilirsiniz.