Bebekler

Tatil Günlüğüm-1, Duman Konakcı’dan (15 aylık)

Hayatıma neler oluyor, gerçekten anlamıyorum…Aslına bakarsanız hala biraz şoktayım.

Herşey değişti…Herşey.

Önce o tüylü , havlayan şey evden gitti !! İnanılmaz ama gerçek…Ben tam, “Oh, oyuncaklarım çalınmadan rahat rahat oynayacağım….” derken, bir de ne göreyim !! Annem en sevdiğim oyuncaklarımı bir çöp torbasına doldurdu…Anlatırken bile ellerim titriyor. Yanlış duymadınız…ÇÖP TORBASI ! Çöp torbasının başında oturdum…Ellerimle yokladım…Açmaya çalıştım…Tam arkamı dönmüştüm ki, ortadan kayboldu.

Uçağa bindim…İğrenç bir şey. 10 dakika kadar avazım çıktığı kadar bağırdım…Neyse ki, gitmeden önceki gece, annemle babam, hiç üşenmeyip, akıl sağlıklarını sorgulayarak Baby TV’imden 3-5 bölüm tablete video çekmişler. Tanıdığım Mitch ve Match’i görünce sustum…Bazı şeyler demek değişmemişti.

‘Tatil’ ‘Tatil’ dedikleri sanırım evin dışındaki süpermarketlere gitmek demekmiş ! İlk gün tam 3 Migros’a gittik !!!! Oysa annem, “Tarhana bile götürüyorum….” filan demişti ama bence bir şeyler eksik kalmış…Ama anlamadım. Mesela ‘Tatilde CİF alınır mı be yaaaa….!!!” diye söylenirken gözünün seğirdiğini gördüğüme eminim.

Bu arada babamı da tornavida alırken gördüm.

İkinci gün, Alaçatı denen yeri gezdik…Enteresan, çoğu yer bana sanki en önemli misafirleriymişim gibi davrandı. Şimdiden 6 değişik mama sandalyesine oturdum ki; bu benim için bir rekor.

Ah…!!! İlk gece bunalıma girdim desem yeridir…Nerede benim canım yatağım !!! Ben neredeyim !!! Gece hiç uyumadım…İşler hiç iyi gitmiyordu ama annemi benim odada yatırmayı başardım…Yani benim odama taşındı…Hala rahat değilim ama bazı zaferler de kazanıyorum.

Tam herşey daha da kötüleşemez derken, beni deniz denen o ıslak ve soğuk şeye soktular !!! O üçünden nefret ediyorum ama yine de en sevdiğim annem…O da beni denize soktu ama önce ayaklarımı. Sonra denize taş atmayı öğretti…Bayağı eğlendim…Ama bir de bakmışım, belime kadar suyun içindeyim !! Yani görüyorsunuz…En iyisine bile güven olmuyor.

Annem, babam ve Ege bana uygun plaj arayıp durdular…Annem, “Nerede Ilıca’nın eski plajı ??!” diyerek bayağı dumur oldu. Ama sonunda Paşalimanı denen bir yerden Laika plajını seçtiler…Tam bana göreymiş…Daha ne olsunmuş…Hep buraya gelirmişiz…Zaten dün de yemek yedikleri yerde kendilerinden geçtiler. ‘Ege otları’ diyip duruyorlardı. Ege’ye baktım, ot mot yok, öyle oturuyor…Bunlar burada delirdi; benden söylemesi…

Şimdilik ben gidiyorum, benden kötü kokular geliyormuş…Hahaha öğlen ıspanak yemiştim. İntikamım çok acı oldu muhahahahah !!!!

😀 😀