Köpekli hayat

Köpek almayı mı düşünüyorsunuz ? Önce bir okuyun…

Bunu köpekle ilgili her yazıda yazmamak istiyorum ama engel olamıyorum kendime. Lütfen, eğer evde bütün gün olacak bir insan yoksa köpek almayın. Bütün psikolojileri bozuluyor ve gerçekten sorun çıkarıyorlar. O zaman hayat giderek tatsız bir hal alıyor ve genelde köpeği evden göndererek çözümleniyor. Ki; bu ona yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri.

Gelelim diğer olaylara;

  • Neden köpek almayı düşündüğünüzü düşünün: Çocuklar istiyor diye almayı düşünüyorsanız; hepimizin bildiği gibi kendinizi çok büyük ve asli bir göreve yazdırıyorsunuz. Bütün iş size kalacak. Siz de istiyorsanız, ne ala. 10-12 yıl boyunca düşüneceğiniz yeni bir ‘can’ınız olacak.
  • Yaşadığınız yer / site / apartman yönetmeliği buna izin veriyor mu? Almadan önce emin olmakta fayda var.
  • Maddi boyut: Her yıl köpeğin bütün aşılegemadiarı yenileniyor. Arada pire damlaları damlattırmanız gerekiyor. Mamasıyla birlikte, (ev yemeği asla vermemelisiniz) küçümsenmeyecek bir meblağla karşı karşıyasınız.
  • Evdeki herkes köpek istiyor mu? Bir kişi bile bu durumdan emin olmasa, emin olun köpeğiniz ve o kişi sorun yaşayacaktır.
  • Siz tatile giderken ona ne olacak? Gidebileceği bir yer var mı? Pansiyona mı bırakırsınız ? Bunları önceden düşünüp planlamak gerekiyor.
  • Sizin için doğru ırkı seçmek: Evinizin şartları neler? Çocuk var mı? Yaşadığınız şartlara ve stile göre köpek seçmeniz vereceğiniz en önemli kararlar arasında.
  • Tüy / Alerji sorunu: Önceden ev halkına (özellikle küçük çocuklardan şüpheleniyorsanız) test yaptırmakta fayda var.
  • Çok sevmeye hazırlıklı olun: Eğer benim gibi ilk defa köpek sahibi olacaksanız, ne kadar çok seveceğinize siz de şaşıracaksınız.
  • Köpeğe sarılmak, insanı 1 kutu antidepresandan daha çok mutlu eder: Bu cümleyi yıllarca uyuşturucu kullandıktan sonra köpeğiyle rehabilite olmuş Billy Joel söylemişti. Köpeğe sarılmakta insanı mutlu eden birşeyler var.
  • “Halimden anlayan yok mu?!” demeyeceksiniz. O anlar : Canınızın sıkkın olduğunu bilirler. Hasta olduğunuzu, karşınızdaki insandan hoşlanmadığınızı, enerjinizin düştüğünü hissederler. Sizi öperler, yanınızdan ayrılmazlar, ya da koruma durumuna geçerler.
  • Ben köpeklerin güldüğüne inanıyorum: Madiba gülüyor. Bize göre öyle. Siz de gülüyorsunuz karşılığında…Az şey mi bu?
  • Sürekli yaramazlığa hazır olun: Çoraplarınız çalınacak, çocuklarla oyuncak kavgası yapılacak. Kim evden çıktığında onu yanında götürmediyse onun terliği çalınıp parça pinçik edilmek istenecek. Aynı çocuklarda olduğu gibi, ‘sessizlik’, burada da iyiye alamet değil 🙂
  • Çocuklarınız bütün hayvanlara şefkatle yaklaşacak: Daha geçen gün Ege okul dönüşü bir sokak köpeğinin ayağından çivi çıkarmış. O kadar mutlu oldum ki…Evet, her köpeğe kendi köpeğiymiş gibi yaklaşmamayı öğretiyoruz; fakat çocuklar genelde enerjilerini bilinçsizce ayarladıklarından köpekler tarafından yetişkinlere göre daha az ısırılıyorlar.
  • Evde yeni bir kulüp oluşuyor: Onlar ve siz 🙂 Onlar hep birşeylerin peşinde oluyor ve bir şey istiyorlar. (Gezmek, şeker, ödül, ilgi…vs) Siz de bu isteklerden uygun olanları karşılaşıyorsunuz. İstedikleri olmadığında onlar birbirine sarılıp, gözlerini beraberce devirerek size bakıyorlar.