Hamilelik

Hamilelikte kilo olayı ve hain tartıcı hemşire :)

bump

Eğer metabolizma tarafından doğuştan şanslı olanlardan değilseniz; iki seçimden birini yapmak zorundasınız. Ya “Hamileyim, canımın istediğini yerim…” diyeceksiniz, ya da baştan dikkat edeceksiniz.

Ege’yi 9 kiloda ve her istediğimi yiyerek doğurmuş bendeniz, Duman’a hamile kaldığımda gayet rahattım. “10 kiloda bitiriririm ben bu işi…” diye geziniyor, canım tatlı mı çekti, “Yarraasınnn bebişimeee, nasıl olsa ben hamilelikte kilo almıyorumm…” diye lüplüyordum.

Ta ki o 5. ay tartısına kadar. Gerçi o ara ipin ucunu kaçırdığımı biliyordum ama hadi,’ 2-2,5 kg almışımdır en fazla’ diye de nerden geldiğini bilmediğim bir iyimserlik içindeydim.

Kontrol günü gelince “Işıl Hanım buyrun sizi bir tartalım…” diyen hemşireye ters ters baktım. (Kızın ne suçu varsa) Owwwwww….Bir de ne göreyim, bir ayda tam 5 kg’yu paketleyip koymuşum. Doktorum “Çüş.” dedi. Eşim güldü, “Hamilesin işte…” Bu adamı boşuna sevmiyorum tabii ki. Ama 5 kg !!!!  O an gözümün önünde 2-3 saatlik öğle uykularım, çok aldırmamaya çalıştığım diz ağrılarım ve gece yediğimiz krem şokolalar geçti.

“İstediğin kadar aklı beş karış havada bir tip ol ama sen 10 yıl önce ki sen değilsin işte…” dedim kendime. Yarından tezi yok, bir plan yapmam gerekiyordu. 10 kg hedefimin yarısını 1 ayda almıştım. Evet 10 kg şimdi hayal olmuştu ama 20 kg’da olmamalıydı bu iş. Aylardan Aralık’tı, hava soğuktu ama benim hareket etmem gerekiyordu. Yediklerime dikkat edecektim.

“Hamilelikte diet yapılmaz !” diyenleri tepelemeye hazırdım. Tabii ki Dukan dieti yapacak halim yoktu. O yüzden şunu yaptım: Kendime bir playlist hazırladım. Rocky müziğinden tutun da, beni hızlı tempo yürütecek sevdiğim 12 şarkıdan oluşan ve yaklaşık 45 dakika süren bir playlist’ti ve bu bitmeden eve dönmeyecektim. Taktım beremi, giydim eşimin polar ceketini, başladım her sabah yürümeye. Bir tek kar yağdığında kayar düşerim korkusuyla çıkmadım o kadar.

Her sabah mutlaka 1 yumurta, beyaz peynir ve ceviz yedim. Öğlenleri koca bir tabak salata; ama içinde peynirden tutun meyveye kadar herşey vardı. Akşam da çok az pilav, makarna vb karbonhidrat, et ve sebze yemeği. Gün içinde her gıda çeşidinden tüketmeye özen gösteriyordum ama tatlı, şeker, çikolata vb hiçbir faydası olmayan herşeyi kestim. Aralarda acıkırsam badem, kuru kayısı vb aslında her ikimize de faydası olacak şeylerden atıştırdım.

Bu arada annem, “Hamile olimpiyatlarına mı hazırlandığımı ” sordu, kayınvaldem fazla kaçırdığımı, benim nasıl olsa kilo vereceğimi, bizimkisi gibi bir evde,vermemenin imkansız olduğunu söyleyerek beni rahatlatıyordu ama ben sanki ay başında tartıcı hemşireyle maça çıkacaktım.

O ay ben yarım kilo vermeyi, Duman ise 800 gr almayı başarmıştık !! Kendimle çok gururlanmıştım. 35. haftada Duman çıkmaya niyetlenene kadar devam ettim. Hem yürümeye, hem yediklerime.

Duman 37+4’te aramıza katıldı ve ben toplam 12,5 kilo ile bu serüveni tamamladım.

Bu anlattıklarım, benim imkanlarım dahilinde ve benim bulduğum yöntemlerdi. Önemli olan kararlı olmak aslında. Pilates, yoga, bütün bunlar hem size, hem bebeğe iyi gelecek şeyler. Yürümeye başladıktan sonra ki 1 haftada diz ağrılarım geçmişti. 35. haftada doktor kontrolüne giderken hep söylendiğim yokuşu hiç tıkanmadan çıktım. Anladım ki kondisyonun, yaşla, hamile olup olmamakla bir ilgisi yok. Şimdi bana tek gereken; aynı enerjiyi bulup, sabahları kendimi evden bir 45 dakika koparmayı başarıp, sağlık için tekrardan yürümeye başlamak.

Bu arada Tartıcı Hemşire’yi geçen hafta doktorumu ziyaret etmeye gittiğimde gördüm. Çok şirin bir kızmış aslında…Yine de tartı odasına ters ters bakmaktan alamadım kendimi 😀