Annelik

Görevimiz Tehlike: 1 Yıl Aradan sonra Sinemaya Gidenleri Bekleyen Tehlikeler

Belki son gittiğimiz film Clarke Gable’ın Rüzgar gibi Geçti’si değildi ama 1 yıl sonra Duman’sız hava sahası bizi çarpmış olabilir 🙂  Benim ani bir, “Hadi çocukları bırakıp sinemaya gidelim…” dememle birlikte, anladığım odur ki; sinemaya gitmek gibi basit bir şeyin bile hakkıyla yapılabilmesi için pratik gerekli. 🙂

  • Eskiden her filme önceden bilet alan bizler, evden çıkmaya 10 dakika kalaya dek bilet almayı unuttuk. Sanki, “Aferin size, sonunda evden çıkabildiniz, alın size en güzel koltuk !!!” diyecekler.
  • 1 gün önceden karar verdiğimiz, bir de fikir benden çıktığı için, matine saati yaklaştıkça son dakika anksiyetelerine karşı hazırlı olmak lazım: “Aşkım, İMDB puanı kaçmış,hani kötüyse gitmeyelim…” gibi…
  • Önünüzdeki 3 öğün için yemek hazırlamak: Film uzun olabilir, trafik olabilir…Evde kaos olmaması ve orada kafayı yememek için böyle bir şey yapmak isteyebilirsiniz 🙂 Sorun yok, yapıverin gitsin :p
  • Sadece kendi çantanızla dışarı çıkmak, sırt çantası ya da bebek taşımamak evden ilk çıkışta denge problemine neden olabilir. Derin nefes ve dikkatli adımlarla aşılabiliyor.
  • Arabada sadece eşiniz ve siz olması garip gelebilir. Birbirinize bakıp sırıtabilirsiniz, en son hangi filme gittiğinizi hatırlayana dek sinemaya varmış olacaksınız.
  • AVM’nin yürüyen merdivenlerine bebek arabası iterek çıkmaya alışık olanlar için; bacaklarınızı faraş gibi açıp, öne eğilmeye ihtiyaç yok…Düz durun yeter.
  • Salona girdiğinizde ekranın büyüklüğü ve ekranda Baby TV olmaması, bazı oryantasyon sorunlarına neden olabilir. En iyisi bir kova mısır alıp, reklamları irdelemek. Yavaş yavaş, “Acaba evde iyiler mi?” sorusundan aklınızı alacak en iyi şey gerçekten avuç dolusu mısır yemek.
  • Sonunda film başladı. Evet, herşey yolunda. Zaten ara olunca evi arayacaksanız…Ama filmin arası uzun olunca bu sefer kıvıltı başlıyor. Saati görmek için ikidebir telefonun düğmesine basarak eşinizi ve yanınızda oturanları azıcık gıcık etmeniz mümkün.
  • Tom Cruise zaten adam gibi bir tip olsa ilk yarıyı bu kadar uzatmazdı…Scientology dersi mi bu?
  • Ara vermeyi unuttular herhalde…Çıkıp bir arasam mı acaba?
  • Eh. Oh. Arayı film başladıktan 1,5 saat sonra verdiler. Ne filmi bu, Yüzüklerin Efendisi’mi? Gece burda mıyız? Bak, iyi ki akşam yemeğini hazırlayıp gelmişim. Evet, evde her şey yolundaymış. Şimdi tuvalete gidebilirim.
  • ÖNEMLİ NOT:  Evde uzun zamandır yalnız başına tuvalete gitmeyenler…ya da içeride bir şey olmadan aceleyle tuvaletten çıkanlar…Sinemada olduğunuzu hatırlayınız. Kotun fermuarını çekip, t-shirt’ünüzü tam indirdiğinizden emin olunuz…Bu konuda daha fazla yorum yapmak istemiyorum…Biraz sarsıldım ve çevredeki bakışları hala unutamıyorum.
  • Ve film bittiğinde AVM’den koşar adım çıkma içgüdüsünü bastırınız ki; eşiniz nevrotik olduğunuzu düşünmesin.
  • Eve geldiğinizde, herkesin gözünüzün önünde, tek parça ve tok olduğunu göreceksiniz. “Zaten bu sefer çok rahattım, yine yapalım…” diyerek son kalan gururunuzu kurtarmaya bakın.

İyi Seyirler.